Kayıtlar

Psikoloji etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Yüzümü Hissetmiyorum Doktor Bey - Depersonalizasyon 2

Resim
İlk yazıyı okuyanlarınız aşağı doğru okumaya devam etsin. Okumayanlar için ilk yazıya giden kuantum deliği  burada . Kaldığımız yerden devam. DP (Depersonalization) iki farklı bağlamda cereyan ediyor. Psikolojik ve Nörolojik. İkisinin belirtileri ve yaşattıkları aynı. Temel tetikleyicileri de aynı. İnsanın kendine dair bilinci ve kimlik oluşturmasına yardımcı olan bir çok unsur var. İçinde yaşadığımız sosyal ve fiziksel çevre bunların başında geliyor. Kimlik oluşmasına yardımcı  olan bu faktörlerde meydana gelen ani bir değişim direkt olarak kimlik gelişimini de etkiliyor. Jacobsen'ın, hayatlarının bir kısmında Nazi Almanya'sında tutuklu kalmış denekler üzerine yaptığı deneylerin aktardığına göre, depersonalizasyon yaşayan hastalar, eski hayatlarından yaşadıkları ani bir kopuş ve içine savruldukları yeni kabus dolu dünyanın duygularında yaşadıkları ani değişimden dolayı hayatlarının yeni gerçekliğine adapte olamıyor ve yeni bir kimlik inşa ediyorlar.      ...

Aklın İplerini Salmak - Depersonalizasyon - 1

Resim
İnsan beyninin yapabildikleri beni hayrete düşürüyor.  Kendini savunmak için yapmayacağı şey yok adeta. Bir gün savunma adına bizi elden ayaktan düşürecek herhalde. Bu yazıdaki konumuz Depersonalizasyon. De-person-alizasyon. Kişinin kendine yabancılaşması. Benliğin silinmesi. Peki neden ve nasıl?                                                                                                                       Bu bloga yazdığım tüm yazıların neredeyse ortak noktası gerçeklik algısı ve kişi-dış dünya tasavvuru. Bloga yeni gelen arkadaşlar altında benim adımın yazılı olduğu herhangi bir yazıya bakabilirler, ne dediğimi anlayacaklar. Depersonalizasyon da beynin dünya ve kişilik tasavvu...

İnancınızda Rasyonel misiniz? - Bilişsel Zıtlık Teorisi 2

Resim
      Bir yazar olarak amacım dolap altlarında unutulmaya bırakılmış ama insani dereceden mühim gördüğüm meseleleri irdelemek olduğu için, ve bu yazının konusu herkesin kendi içinde yaşamaya çalıştığı bir mesele olduğu için başlamadan önce bildireyim. Evvela ağır eleştiri içerecek bu yazı, kendi zihin dünyasının sütunları sallantıda olan insanları kızdırabilir. Açık fikirli olduğunu düşünen değil açık fikirli olduğunu bilen okurlara hitap ediyorum sözün kısası. Bundandır ki yazarı sadece bir anlatıcı olarak konumlandırıp asıl irdelenecek olan noktaya kendinizi koyarak okuyun. Tamam?                                   İkinci olarak da bu yazı serinin ikinci yazısı olduğu için ve konuyu anlamak için bilişsel zıtlık teorisinin ne olduğun öğrenmek için serinin ilk yazısını okumanız lazım gelir. İlk yazıyı okumak için  tıklayın. İlk yazıyı okumadığı halde bağlantıya tıklama...

Bilişsel Zıtlık Teorisi 1

Resim
Uzun bir aradan sonra muhteşem bir konuyla tekrar karşınızdayım. Bilişsel zıtlık teorisi. Konu psikolojinin çok uzak bir dalı gibi gözüküyor, doğru, ama etraflıca düşününce insan aklının kurulmasında en temel kuramlardan biri olduğunu anlaşılıyor. En azından benim açımdan. Bilişsel zıtlık teorisi en basit açıklamasıyla bireyin davranışlarının ve düşüncelerinin zıt olamayacağını, bir zıtlık olması halinde ikisinden birinin diğerini kendi doğrultusuna çekeceğini söyler. Bu kuramın babası sayılan Leon Festinger yaptığı deneyle bunu çok güzel ortaya koyar.                                                                           Festinger’in deneyi bir grup öğrenci üzerinedir. İlk olarak onlara deneyin gerçek amacını s...