Kökenine Dönüş

Kalem, oyuğunu eşelemek için sivrilir de kömürle kara sayfalara kendimden bir şey katamam. Yüksek duvar, ulu gürgen, örtülü orman. Akıl kangrenimin kaybolacağı neresi olursa, orada olsun mezarım. Omuzlar da kalkmıyor daha, biri beni taşısa ya, örtü de sersinler altında saklandığım masaya.

Kızgınsam koşabiliyorum, değilsem sürükleniyorum. Sakinsem yazabiliyorum, değilsem yutkunuyorum. Otuz yıl koştum ismimin kaderinden, gözüme kaçan terleri artık kusuyorum.

Kanımda saklanan hayaletin öfkesi çenemi gerer. Üç beş adımda bir sükunete özlem sayıklarım. Çocukluğumun tırnakları kan revan eder elimi. Dikkatim hep yarım, yıkılırım durursam eğer.

Bizi sadece toprak görür, belki bir kaç gürgen. Bu vadide yapraklar sararmadan ölür. Döner dünya sen uyurken.

Tutunduğun uçurtmanın ipi elini keser, gözlerin bulutları izlemekten seğirir. Kuşlardan yüksek uçar düşler, geleceğin hem şifa hem zehir.

Bir çocuk ağlamamayı ancak böyle öğrenir.

Yorumlar

Yorum Gönder

Mesajınız için Teşekkürler! Daha hızlı cevap almak için mail atabilirsiniz!